Skip to main content

Forexte Risk ve Para Yönetimi Nasıl Yapılır?

Forexte Risk ve Para Yönetimi Nasıl Yapılır? Forex piyasasından yatırımcıların en iyi şekilde yararlanabilmesi için çeşitli kurallar vardır. Para ve risk yönetimi de bu kurallardan biridir. Şimdi, forexte risk ve para yönetimi nasıl yapılır? Sorusunun cevabına değinelim. Öncelikle şunu belirtmek gerekirse, para yönetimi tüm yatırım araçları için geçerlidir. Forex piyasalarında yüksek kaldıraç avantajına istinaden çok daha ciddi bir faktör haline gelmiştir.

Eğer para yönetimi başarılı bir şekilde yapılırsa, rüzgârın yön değiştirmesi halinde sermayenizi korumanızı ve çok daha uzun süre bu piyasada kalmanızı mümkün hale getirir. Para yönetiminin ana çıkış noktalarından biri, açık pozisyonların toplam sermayeye oranıdır. Bunun yanında başarılı bir para yönetimi ile geliştirilen stratejiler başarıyı maksimum seviyeye çıkaran en önemli faktörlerden biridir.

Psikolojik Etkiler

Psikolojik etkiler genellikle pozisyonun sermayeye oranı arttıkça ortaya çıkar. Kazanç elde etme ihtiyacı arttıkça pozisyonun ilerlemesiyle birlikte yatırımcılar karar aşamasında güçlü bir baskı altına girebilir. Eğer pozisyon büyük bir zarar ile kapanırsa, grafik üzerindeki her hareket kişinin doğru karar vermesini engelleyebilir. Bu şiddetli baskı pek çok kez pozisyonun beklenmeyen bir yerinde kapatılmasına neden olduğu gibi, pozisyona bağlanmış zarar durdur ve kar al seviyelerinin sürekli olarak değiştirilmesine neden olabilir. Özellikle ‘’Zarar durdur’’ seviyeleri son derece önemlidir. Ancak kaybetme ihtimalinin oluşturacağı yüksek olumsuz etki sebebiyle sıklıkla müdahaleye sahne olur. Sonuç olarak başlangıçta katlanılan zarar riski çığ gibi büyür ve pozisyon toplam sermayeyi etkileyebilecek noktalara varabilir.

Açılan Pozisyonun Sermayeye Oranı

Şimdi sermayenizin yarısı oranında pozisyon açtığınızı, ‘’zarar durdur’’ ve ‘’kar al’’ noktalarınızın pozisyon teminatınızla aynı olduğunu düşünelim. Eğer pozisyon kaybederse sermayenizin yarısını kaybetmiş olursunuz. Yani öncelikle sermayenizin yarısını riske atarak bakiyeyi %50 oranında yükseltmeyi hedeflemiştiniz. Şu an yer aldığınız noktada sermayenizin tamamını riske atarak kazanmanız halinde ancak başlangıç sermayenize ulaşabilirsiniz. Eğer sermayenizin %10’unu kullanarak pozisyon açsaydınız kaybetmeniz halinde başlangıç sermayenizin %90’u hala duruyor olurdu. Bunun yanında başlangıç durumuna ulaşmak için kalan sermayenizin %11’ini riske atmanız gerekirdi.

Yatırımcıların büyük bir bölümü çoğu durumda ardı ardına zarar eden pozisyonlara sahip olabilir. Burada önemli olan devam eden dönemde kar elde edebilmek adına hala iyi bir sermayenizin olmasıdır. O sebeple pek çok finans uzmanı forex piyasaları için açık pozisyon tutarının toplam sermaye oranını %5 ila %10 aralığında olması gerektiğini ifade ediyor. Yani her ne olursa olsun yatırımızın tamamını ya da yarısını riske atmamalısınız. Forex piyasası çok yüksek işlem hacmine sahip devasa bir piyasadır. Bu piyasa, ülkelerdeki siyasi, ekonomik ve politik gelişmelere hızlı bir şekilde tepki verir. Yani bir pozisyondan ne kadar emin olursanız olun beklenmedik durumlarla karşılaşabilirsiniz. Sonuç olarak ciddi zararlar yaşayabilirsiniz.

Bireysel ya da kurumsal fark etmeksizin tüm yatırımcıların belirli bir disiplin çerçevesinde hareket etmesi gerekmektedir. Özellikle yeni yatırımcılar heyecan ve korkunun getirdiği baskı ile riskli işlemlere girebiliyorlar. O nedenle piyasaya yeni başlamış yatırımcılara ilk önce deneme hesaplarında işlem yapmaları tavsiye ediliyor. Böylece forexte risk ve para yönetimi nasıl yapılır?Sorusunu açıklamış olduk.

 

Leave a Reply